GAP Yeşil İnovasyon Proje Örnekleri

GAP İdaresi tarafından düzenlenen GAP Yeşil İnovasyon Proje yarışması için örnek proje fikirlerini inceleyin. Yarışmaya katılın!
Soner İŞBECER
Soner İŞBECER
23 ay önce
0
0
1891
GAP Yeşil İnovasyon Proje Örnekleri
Son güncelleme:05 Mayıs 2022 17:01

İçindekiler

Bu sene 5. kez yapılacak olan GAP Yeşil İnovasyon Proje ve Fikir Yarışması, GAP idaresi tarafından yapılan 9 GAP ilinin katılabildiği bir yarışmadır. Yarışma başvuruları normal şartlarda 30 nisanda bitecekti ancak yoğun ilgi üzerine 15 Mayıs 2022 tarihine kadar uzatıldı. ben de hemen proje yarışmasına ilişkin örnek projeleri sizlerle paylaşmak istedim. Geçen senelerde yapılan ve derece alan projeleri sizlerle paylaşacağım. 

Yarışma başvurusu için kullanılan www.urfastem.gov.tr/gapgreen/ sayfasında örnek bir tane PDF paylaşılımı yapılmış. Öncelikle ona bakabilirsiniz. 

YENİLENEN ENERJİ İLE YENİLENEN HAYAT

Bu projede fiziksel olarak kısmi engeli olan ya da geçici sakatlanan hastalar için bir fizik tedavi parkı tasarlanmıştır. Mühendislik becerilerini geliştirecek tasarımlama ile bir park alanı inşa edilmiştir. Tasarlanan mekanizmalarda küresel iklim değişikliğine yol açan sorunların çözümlerine katkı sunmak ve güneş ışığının olumlu etkilerinden faydalanmak için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve hastaları maddi külfetten kurtarmak amaçlanmıştır. Park alanında yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi ve hidrojen yakıt pili kullanılmıştır. Tasarlanan aletler sırasıyla; Fizik tedavi bisikleti, güneşlenen gezinti arabası, fizik tedavi yürüyüş parkuru, ve fizik tedavi çarkı olmak üzere 4 farklı modeldir. Her model güneş enerjisine bağlı olan bir motor tarafından desteklenmektedir. Modeller güneş enerjisinin yardımıyla, kullanan kişilere hafif bir itiş kuvveti vermekte, kol ve ayaklarında kas kaybı yaşayan ya da kireçlenme yüzünden fazla yük bindirilmemesi gereken hastalara destek olmaktadır. Güneşin olmadığı vakitlerde parkın kullanıma devam edilebilmesi için yine güneş enerji panelleriyle şarj olan hidrojen yakıt hücreleri kullanılmıştır. Fizik tedavi parkları hem bu tedaviye ihtiyaç duyduğu için sosyal ortamlardan uzak kalan insanların sosyalleşmesi hem de buna maddi imkân bulamayan hastalar düşünülerek tasarlanmıştır. Ayrıca park güneş enerjisiyle çalıştığından, güneş ışınlarının insan vücuduna doğrudan teması ile vücutta bulunan vitamin D`nin aktifleşmesini hızlandırması, depresyon belirtilerinin azalması ve kas gelişimini desteklemesiyle tedavi sürecine olumlu katkı sunmuştur

GÜNEŞ FIRINLARINDAN ELDE EDİLEN ISIDAN FAYDALANARAK OLUŞTURULAN BUHAR BASINCI İLE RÜZGÂR TRİBÜNLERİNİN DÖNMESİNİ SAĞLAMAK VE VERİMLİLİĞİNİ ARTTIRMAK

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri de dünyamızın ısı ve ışık kaynağı olan güneştir. Güneş enerjisinden birçok alanda faydalanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de güneş fırınlarıdır. Güneş fırınlarında; üzerine gelen ışınlar yansır ve bir noktada toplanır. Işınların toplandığı bu noktada ısı meydana gelir. Bu sayede ısı enerjisi kullanılarak yapılabilecek işler yatapılabilir. Özellikle yurdumuzun sıcak bölgeleri için oldukça kullanışlıdır. Güneş fırınlarının farklı türleri vardır. Genellikle çanak ve mercek şeklinde olanlar oldukça kullanışlıdır. Güneş fırınları bazı bölgelerde yemek pişirme ve sıcak su elde etme amaçlı kullanılmakla birlikte yaygın olarak kullanılmamaktadır. Yapılan bu proje ile güneş fırınlarını kullanarak ısı elde etmek ve elde edilen ısı enerjisinden faydalanarak buhar basıncı oluşturup; bu basıncın rüzgâr tribünlerinin döndürülmesini sağlaması amaçlanmıştır. Ayrıca rüzgârın yetersiz olduğu bölgelerde de rüzgâr tribünlerinin kullanılabilmesini sağlamak da amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 85cm çapında bir çanak anten alınarak üzeri aynalı alüminyum folyo ile kaplanmıştır. Oluşturulan güneş fırınından 250-300 derecelik sıcaklık elde edilmiştir. Bu sıcaklık hava durumuna ve güneşin konumuna göre değişmektedir. Yine 14cm çapında bir telefon ekran büyütücü güneş fırını olarak kullanılmıştır. Çanak şeklinde oluşturulan güneş fırınının odak noktasına gelecek şekilde fırınlar birleştirilerek daha fazla ısı elde edilebilmektedir. Elde edilen bu güneş fırınlarından gelen ısı ile 100 ml suyun 4-8dk da kaynatılabildiği gözlemlenmiştir. Buhar basıncı oluşturmak için metal bir kap tasarlanmış ve düdüklü tencereye benzeyen küçük bir delik açılmıştır. Açılan bu delikten çıkan buhar kuvvetinin küçük çaplardaki rüzgâr tribünlerini döndürdüğü gözlemlenmiştir. Yapılan bu proje ile gündüz güneş enerjisi yardımıyla rüzgâr tribünlerinde elektrik üretilebilecektir. Rüzgâr tribüü buhar gücü ile dönerken aynı zamanda rüzgâr enerjisiyle de dönebilecektir. Gündüzleri güneş enerjisinden alınan ısı sayesinde buhar gücüyle dönerken gece ise rüzgâr ile dönmeye devam edecektir. Bu proje ile rüzgârın yetersiz olduğu bölgelerde güneş enerjisinden faydalanarak rüzgâr tribünlerinin dönmesini sağladığı gözlemlenmiştir. Bu tasarım ile güneş ve rüzgâr enerjisi birlikte elektrik üretebilmektedir.

DALGA BOYU SEÇİCİ SOLAR SERACILIK:HEM ELEKTRİK ÜRET, HEM ÜRÜN YETİŞTİR

Bu proje; seraların üst kısımlarını, parlak fuşya (magenta) renginde bir boya ile boyanmış, ışığı emen ve enerjiyi elektrik üretiminin yapıldığı fotovoltaik şeritlere ileten şeffaf çatı panelleriyle kaplayarak, dalga boyu seçiciliği ile güneş ışığının mavi ve yeşil dalga boylarını emerek kalanını serbest bırakıp sera altında bulunan bitkilerde fotosentezi optimize etmeye yardımcı olan bir sistem kurmayı amaçlamaktadır. Proje temel olarak iki bölümden oluşacak şekilde planlanmıştır. Birinci bölüm üst kısımları parlak fuşya (magenta) renginde şeffaf folyo ile kaplanmış, güneş ışığının mavi ve yeşil dalga boylarını emerek kalanını serbest bırakıp renkli kaplama altında bulunan bitkilerde fotosentezi optimize etmeye yardımcı olan sera sistemidir. İkinci bölüm ise absorbe edilen mavi ve yeşil dalga boylarını fotovoltaik şeritlere aktararak elektrik enerjisi üreten ve şarj edilebilir piller aracılığıyla aydınlatma, ısıtma ve havalandırma sistemlerini çalıştıran arduino kısmıdır. Dalga boyu Seçici Solar Seracılık ile birlikte; GAP Bölgesi için tarımsal birim alandan yüksek verim alınması ile ürünün niteliği ve kalitesinin yükseltilmesinin yanında, enerji tüketiminde ekonomik olarak dışa bağımlılığı azaltarak, temiz ve yenilenebilir enerjiden elde edilen gelirin artmasına olanak sağlayacaktır. Ayrıca çiftçinin sera içi ortam sıcaklığını kontrol altında tutmak için ayırdığı enerji bütçesinin, kullanılan dalga boyu seçici güneş enerjisi sistemi ile istihdama aktarılması ile bölge ekonomisine katkı sağlayarak, mevsimlik tarım işçilerinin başka illere de göç etmesini de engelleyecektir.

YAĞMUR SULARI BOŞA AKMASIN!

Su, yaşam kaynağıdır. Yağmur suyu ise, geçmişten günümüze değerlendirmek için kullanılan vazgeçilmez kaynaklarımızdandır. Yağmur suyunu depolamak ve değerlendirmek için bir çok yöntem ele alınmıştır. Özellikle yağmur suyu çok alan coğrafyalarda çeşitli yöntemler değerlendirildiği gibi, kurak alanlarda ise yağmur suyunun önemi artmaktadır. Su tankları, konteynırlar, varillerde sular depolanabilir. Eskiden beri kuyularda sular çekilir. Ülkelerin yönetmelikleri yerine göre değişebilir. Yağmur suyunu depolamak için modern çözümler bulunsa da, günümüzde önemli miktarlara ulaşan sulama suyu ihtiyacı için genellikle içilebilir şebeke sularının kullanılması, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli bir kayıptır. Yağmur suları yeşil alanların sulanmasında, tuvaletlerde, araba yıkanması gibi birçok amaç için kullanılabilir. Bu proje yağmur sularını kullanarak otoyol kenarlarındaki peyzaj alanlarını sulamak amaçlı geliştirildi. Yağan yağmur suları, otoyolların kenarına yapılan süzgeç tarzı malzemelerden geçerek filtre edilip, taş topraktan ayıklanması sağlanır. Otoyolların altında depolarda biriktirilip yazın kurak zamanlarda yol kenarlarındaki bitkileri sulamada kullanılır. Bu sayede su tasarrufu sağlanarak, aynı zamanda küresel ısınma yüzünden meydana gelen çölleşme ile mücadele edilmiş olunur.

BEBEK BEZLERİNİN GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEREK TARIM ALANINDA KULLANILMASININ ÇEVRE VE EKONOMİYE KATKISI

Yapılan bu proje ile bebek bezlerini geri dönüştürerek tarım alanında su tutucu ve çeşitli alanlarda yakıt olarak kullanmak amaçlanmıştır. Ayrıca bebek bezlerinin geri dönüştürülmesinin yolu, dönüşümden elde edilecek kazanç ve bebek bezlerinin geri dönüşümünün çevre kirliliğine olan etkisini gözler önüne sermek de amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda bebek bezlerinin çevreye verdiği zararlar araştırılmıştır. Bu zararların çevre kirliliğinden küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine kadar vardığı gözlemlenmiştir. Bebek bezlerinin içerisinde ortalama ne kadar polimer toz olduğunu araştırmak için farklı marka bebek bezleri alınarak içlerindeki polimerler çıkartılmış ve kuyumcu terazilerinde tartılmıştır. Bir bebek bezinden elde edilebilecek ortalama polimer toz miktarı 6,48 gram olarak hesaplanmıştır. Bu sayı günlük tüketilen bebek bezi miktarı ile çarpıldığında günlük 40,5 ton polimer tozun çöpe atıldığı hesaplanmıştır. İnternet ortamındaki alışveriş sitelerinden yapılan araştırmalar neticesinde bu polimer tozların kilogram fiyatının ortalama olarak 95TL olduğu ve günlük çöpe atılan bebek bezlerindeki polimerlerin alınarak elde edilebilecek karın 3.847.500TL olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan deneyler sonucunda bebek bezlerinden çıkan polimer tozların tarım alanında kullanılmasının su israfının önüne geçebileceği tespit edilmiştir. Aynı ortamda bulunan iki saksıdan birisine toprak diğerine ise eşit miktarda toprak, pamuk ve bebek bezlerinden alınan polimer tozlar konularak eşit miktar su verilmiştir. Bebek bezinden elde edilen polimerin eklendiği toprağın içerisinde bulunan bitkilerin susuzluğa daha uzun süre dayanabildiği gözlemlenmiştir. Yine yapılan deneyler neticesinde polimer toz bulunan toprağın daha fazla suyu tuttu gözlemlenmiştir. Yapılan deneyler ve hesaplamalar neticesinde bebek bezlerinin geri dönüştürülmesinin ülke ekonomimiz, tarımı ve çevre kirliliği açısından oldukça önemli olduğu söylenebilir.

OTONOM ÇÖP TOPLAYAN ROBOT

Projemizin amacı, yalnızca güneş enerjisi kullanarak dünya üzerinde az bulunan tatlı sulara atılan çöpleri temizlemek ve çevreyi korumaktır. Projemizde sadece Kurulum maliyeti vardır onun haricinde hiçbir kullanım maliyeti bulunmamaktadır. Aynı zamanda Solar güneş enerjisi Doğa dostu olduğu için diğer Nükleer ve Termik enerji Santralleri gibi doğaya zararı yoktur ve çevre dostudur. Solar Enerji Sistemleri Kurulum Maliyetini, Kurulum sağlandıktan birkaç ay veya birkaç yıl içerisinde çıkarmaktadır ve ek gelir kaynağı olarak kullanılmaktadır

FRESNEL LENS İLE DESTEKLENMİŞ GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMİ

Günümüzde enerji ihtiyacını karşılamakta büyük bir çoğunluğu fosil yakıt kaynakları ve oluşturulmuş çeşitli yöntemler almaktadır. Bu yöntemlerin yüksek maliyetli oluşu ve tükenebilirliğinin yanı sıra ekosistem dengesinde yaratmış olduğu tahribatlar ele alınarak oluşturulan bu projede Güneş ışınlarından, verimli ve çevreye zarar verilmeden enerji üretimi gerçekleştirilmiştir. Projede termik santrallerde kullanılan yöntemlerden esinlenerek düzenek oluşturulmuş ve verimin arttırılması için inovasyonlar eklenmiştir. Projemizin diğer güneş enerji sistemlerinden farkı, kullanılan odaklayıcı işlevi gören ve düşük maliyetli fresnel lensler yardımıyla ışığı tek noktada toplayıp Güneş enerjisi ile kaynatılan su, kızgın buhar halinde yüksek enerji ile depolanır. Elde edilen yüksek enerjili su buharı sisteme uygun özelliklerdeki buhar türbinine jeotermal borular ile yönlendirilir ve DC (doğru akım) şeklinde elektrik üretilir. Üretilen elektrik alternatör sayesinde AC`a (alternatif akım) dönüştürülerek aküye depolanması için kablolar aracılığıyla gönderilir. Buhar türbininden çıkan düşük enerjili su buharı ise sisteme tekrar kazandırılması ve sistemin devridaimi için yoğuşturma sıkıştırma gibi işlemlerden geçerek tekrar sıvı fazında su haznesine gelir. Böylece sistemin çalışması için gerekli olan elektik sağlanmış olup, üretilen net elektrik depolanmıştır. Elde edilen veriler ve modelin amacı doğrultusunda daha az maliyetli, yenilenebilir ve kullanılan Güneş panelleri ve sistemlerine oranla daha verimli enerji elde ettiği saptanmıştır.

AVCI İZLEME VE KAÇAK AVCI TESPİT SİSTEMİ

Bu projenin amacı doğal ormanlık avlanma sahalarında lisanslı avcıları gps destekli modüllerle izlemek ve saha ortamlarına yerleştiren silah sesi, alev, duman algılayıcı sensörler aracılığıyla kaçak avlanan avcıları ve meydana gelebilecek yangınları tespit eden sistemi geliştirmektir. Proje üç bölüm şeklinde planlanmıştır:1.Yangın bulgularını ve silah sesi algılayıcı sensörler aracılığıyla avcı tespit sistemindeki sesli ve görsel uyarı sistemlerini devreye sokan arduino kısmıdır. 2.Arduino kısmı tarafından elde edilen verileri işleyerek, uyarı ve bilgilendirme sistemlerini denetleyen kodlama kısmıdır. 3.Lisanslı avcıların takması zorunlu olan gps bileklik ve yazılımıyla takiplerine imkan veren takip sistemidir. Projemiz; ormanlık avlanma sahalarında lisanslı avcıları gps destekli modüllerle izlemek ve sahaya yerleştiren silah sesi, alev, duman algılayıcı sensörlerle kaçak avlanan avcıları ve meydana gelebilecek yangınları tespit eden doğayı koruyamaya katkı sunan bir sistem geliştirmiştir.

GREEN CARD

Belirli dönemlerde, dünyamızın unsurları arasındaki doğal dengenin çeşitli nedenlerle bozulmasına bağlı olarak, iklimde de büyük değişmeler olmaktadır. Türkiye karmaşık iklim yapısı içinde, özellikle küresel ısınmaya bağlı olarak, görülebilecek bir iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birisidir. Doğal olarak üç tarafından denizlerle çevrili olması, arızalı bir topografyaya sahip bulunması ve orografik özellikleri nedeniyle, Türkiye`nin farklı bölgeleri iklim değişikliğinden farklı biçimde ve değişik boyutlarda etkilenmektedir. Örneğin, sıcaklık artışından daha çok çölleşme tehdidi altında bulunan Güney Doğu ve İç Anadolu gibi, kurak ve yarı kurak bölgelerle, yeterli suya sahip olmayan yarı nemli Ege ve Akdeniz bölgeleri daha fazla etkilenmektedir. Bütün iklim bilimcilerinin üzerinde birleştiği ortak nokta ise gelecekte olabilecek iklim değişikliğinin, atmosferdeki sera gazı emisyonlarında ki artıştan kaynaklanan küresel ısınmadan olacağı şeklindedir. Bu doğrultuda bu çalışmada Güney Doğu Anadolu bölgesindeki çölleşme tehdidine karşı ilk olarak sürdürülebilir yeşil alan hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda eğitimin öncü olduğu kuruluş olan okullarda çalışmalara başlanılması planlanmaktadır. Her bireyin ilköğretim birinci sınıfa başlarken İl Tarım Orman müdürlüğü koordinesinde Belediyelerin gösterecekleri yerlere okul tarafından öğrenciyle birlikte ağaç dikimi yapılarak bireylerin ve ağaçların birer kimliği oluşturulacaktır. Ağaçların bakımları okul ve Orman müdürlüğü tarafından sistematik olarak her yıl yapılacaktır. Bu sayede her bir okulun bir ormanlık alanı olacak ve tüm bireylere küçük yaştan yeşil alanın önemi ve korunması gibi konularda farkındalıklar kazandırılacaktır. Okullardaki tüm öğrencilerin bu uygulamayı yapmasıyla da okullara green card verilecektir. Çölleşme küresel düzeyde çevre sorunu olarak ele alınmasına rağmen etkileri ve sonuçları açısından ciddi bir toplumsal ve ekonomik sorun haline gelmektedir. Çölleşmeye karşı verilen bu mücadele çalışmasıyla farkındalık ve öncü olmak hedeflenmektedir

 

 

 

 

Paylaşmayı Unutmayın!

İlginizi Çekebilir

1 Yorum
Mustafa
4 ay önce
Gerçekten çok işime yaradı
Bir yorum bırakır mısınız? Düşünceleriniz bizim için önemli:)